Ali Sevim yazdı |Niceliğin Fetişizmi ve 1 Milyon Yazılımcı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3 yılda 1 milyon yazılımcı yetiştirme  hedefi açıkladı ve eğitimlerin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Akademi Portalı üzerinden verileceğini açıkladı.  Dile kolay, 3 yılda tam 1 milyon yazılımcı…

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, dün Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “1 milyon yazılımcı projemiz, gençlerimizin büyük teveccühü ile karşılaştı. Başvuru sayısı 1 haftada 451 bine ulaştı. Bilişim firmaları ve üniversitelerden destek mesajları alan projemiz, yakında gençlerimizi heyecanlandıracak sürprizlerle yoluna devam edecek” dedi.

Günümüz insanı, sayıların diğer bir deyişle niceliğin yanılsamalı büyülü dünyasında yaşıyor.  Başarı, sayıların insanı teslim alan kesinliği, mutlaklığı ve tartışılmazlığına indirgeniyor. Değer yerine yarar öne çıkıyor. Ender ya da nadir olana ulaşmanın hem zor hem de güzel olduğu belki de bile isteye kısa vadeli amaçlarla gözden kaçırılyor.

Bu konuyu biraz açalım. Örneğin başarı televizyonda reytingle, yazılı basında tirajla ölçülüyor. Anketler, siyasal ve toplumsal nabzı tutuyor; insanın beklenti, arzu,  tepki ve talepleri önce sayılara, ardından pasta grafiklere dönüşüyor. Bu sayılar ve grafikler, politika yapımında sözüm ona “doğru ortayı” oluşturuyor.

Ama unutmamak gerekir ki bir Yunan düşünür Ksenophon dediği gibi “Bal yaratılmamış olsaydı, incir çok daha tatlı gelirdi”.  Niteliği ve değeri bilmeseydik, nicelikle ve yararlı olanla yetinebilirdik.

Nicelik,  Batı’dan Doğu’ya pragmatist ya da sonuca odaklı siyasetçiler eliyle yüceltiliyor; yetmiyor fetişleştiriliyor.  Dünyanın en büyük hastanesi, en büyük havalimanı, en büyük AVM’sinde ekonomik ve ticari yansımasını bulan bu retorik, doğallıkla eğitim ve öğretim alanını da boş bırakmıyor.  Her yere üniversite, taşra ya da şehir fark etmez daha çok sayıda üniversite… Tini olmayan, dört duvardan oluşan onlarca tabela üniversite… Peki, kavramın kökünü oluşturduğu üniversal ölçülerde, özelliklerde ve nitelikte üniversite var mı?

Bu sorunun çengeli zihnimize asılı kalsın. Buradan hareketle 1 milyon yazılımcı hedefini değişik yönleriyle irdelemeye çalışalım. Türkiye’de yazılım sektöründe 140 bin dolayında çalışan bulunuyor. 2019 verilerine göre üniversitelerde bilgisayar mühendisliği ve programcılığı bölümlerinin toplam kontenjanı 20 bini biraz aşıyor. Buna göre  her yıl en az 20 bin kişi üniversiteden mezun oluyor ve yazılım alanında iş arıyor. Buna karşılık ekonominin iyi gittiği dönemde bile bu gençlere yıllık 10 bin dolayında yeni istihdam olanağı sunuluyor. 

Sektörde, halen binlerce işsiz yazılımcı bulunuyor.

Bu durumda BTK Akademi Portalı üzerinden yapılacak eğitimle yetiştirileceği açıklanan gençlere, koronivürüs salgınıyla daha da ağırlaşan ekonomik koşullarda iş bulunabilecek mi?  Sınırlı kaynak, insan gücü ve zaman bu amaçla harcanmalı mı? Bu projeye dahil edilen gençler; matematik, mantık ve yabancı dil bilmeden söz konusu eğitim sürecinin ardından Türkiye sınırları dışında yazılımcı olarak aranan özelliklerle donatılabilecek mi?  ABD ya da Avrupa’da teknoloji şirketlerinde yer bulabilecek mi? Sorular, ardı arkası kesilmeyen sorular… Yanıtları aslında apaçık; görebilene…

alisevim@avrupahaberi.com

Paylaşabilirsiniz

Yanıt Yaz

Follow by Email
YouTube
LinkedIn
Share
Instagram