Ali Sevim yazdı | İRAN VE VENEZUELA’DA UCUZ PETROL DEPREMİ

Koronavirüs salgını, küresel ekonomide ve tek tek ülkeler düzeyinde derin bir krize yol açtı. Dünyada, salgın öncesinde günlük 100 milyon varil petrol tüketiliyordu. Salgın, petrol tüketimine ağır bir darbe vurdu. Çünkü, salgına karşı alınan önlemler kapsamında milyarlarca insanın evinde kalması, zorunlu olmadıkça dışarı çıkmaması ya da seyahat etmemesi (kara, hava ve diğer ulaşım modları) petrolün önemli bir bölümünün (yüzde 65 dolayında) tüketildiği ulaşım sektöründen gelen talebin bir anda dramatik biçimde gerilemesine yol açtı.

Petrol tüketiminin, ulaşım ve sanayi sektöründeki yavaşlamanın etkisiyle yüzde 30 düzeyinde düştüğü tahmin ediliyor.

Petrol fiyatları da çakıldı. Brent petrol 20 doların altına gerilerken, ABD’de üretilen Batı Teksas petrolünün fiyatı (mayıs teslimli) eksileri gördü. Brent petrol ve Batı Teksas petrolü, daha sonra bir miktar artış kaydetti. Brent petrol halen 20-25 dolar aralığında işlem görüyor. Batı Teksas tipi petrolün fiyatı da 17 dolar düzeyinde bulunuyor.

Petrol fiyatlarının bugüne dek görülmemiş ölçüde gerilemesi ve deyim yerindeyse çakılması, dünya üretiminin önemli bir bölümünü gerçekleştiren ABD, Rusya ve Suudi Arabistan’ı ekonomik yönden sarsarken, milli gelirinin önemli bölümü petrole bağlı olan İran ve Venezuela’da derin siyasi krizleri gündeme getiriyor. 

İran ve Venezuela, petrol fiyatlarının düşmesi nedeniyle ekonomik olarak büyük bir darboğaza düştü. Ekonomik kriz, siyasal düzleme evrilirken, bu ülkelerin rejimleri üzerinde öngörülemeyecek sonuçlar doğurması belki de an meselesi…

Evet, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Ancak görünen o ki 17. yüzyılın önemli filozoflarından Spinoza’nın “conatus” olarak ifade ettiği “yaşamda kalma”, ekonomik krizlerin baskısıyla milyarlarca insanın en temel gündelik sorunu olarak uzun bir süre önemini koruyacak.

alisevim@avrupahaberi.com

Paylaşabilirsiniz

Yanıt Yaz

Follow by Email
YouTube
LinkedIn
Share
Instagram